6 Haziran 2012 Çarşamba
İngiltere'de Fernandes savaşı!
İngiliz gazetesi Daily Mail, Sunderland ve QPR'nin Manuel Fernandes'i transfer etmek için adeta savaştıklarını yazdı.
15:58 | 06 Haziran 2012
LONDRA,(DHA)
Beşiktaş'tan alacağı yıllık ücret konusunda yaşadığı sıkıntılar sebebiyle Siyah Beyazlı kulüpten kopma noktasına gelen Manuel Fernandes'i kadrosuna katmak isteyen takımların sayısı her geçen gün artıyor.
Siyah Beyazlı kulübün başkanı Fikret Orman, Portekizli oyuncunun aldığı yıllık ücrette indirim yapmasını isteyeceğini de son dönemde sık sık gündeme gerlirken, İngiltere'de Fernandes savaşı yaşanıyor.
İngiliz Daily Mail gazetesi bu konu ile ilgili yaptığı haberde yeni sezonda İngiltere Premier Ligi'nde mücadele etmeye devam edecek olan Queens Park Rangers (QPR) ve Sunderland takımlarının Fernandes'i transfer etmek için yoğun çaba harcadıklarını haberleştirdi.
Haberde geçmiş yıllarda İngiltere'de Everton ve Portsmouth formaları giyen 26 yaşındaki orta saha oyuncusunu transfer etmek için adeta bir 'savaş' içinde oldukları vurgulandı.
Beşiktaş ile sorun yaşadığının da altının çizildiği haberde, Fernandes'in ücretsiz olarak transfer edilebileceği de kaydedildi.
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Türkiye bizi rezil etti
2010A Milli Voleybol Takımımız’ın İtalya’yı 3-0’la bozguna uğratması Çizme’yi karıştırdı. İtalya Voleybol Federasyonu Başkanı Magni, “Rezil olduk” derken medya, “Yerin dibine battık” yorumunu yaptı.
A Milli Erkek Voleybol Takımımızın 2011 Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan İtalya’yı set vermeden yenmesi Çizme’yi karıştırdı. Antrenör Andrea Anastasi, “Böyle bir hezimeti hiç beklemiyorduk. Takıma ne oldu hala anlamış değilim. Türkleri seyretmekten oynayamadık” dedi. İtalya Voleybol Federasyonu Başkanı Carlo Magni ise “Hala inanamıyorum. Dünya klasmanında 45. sırada yer alan bir takıma karşı rezil olduk.
Yerin dibine battık
2011 Avrupa Şampiyonası’na gitmeme durumumuz var ve bu bir rezalet. Türkiye’yi kutluyorum” diye konuştu. İtalyan medyası da İtalyan Milli Takımı’na ateş püskürerek, “İnanılması zor ama tam 44 yıldır bizi yenemeyen Türkiye karşısında küçüldük, yerin dibine battık. ” yorumunda bulundu.
A Milli Erkek Voleybol Takımımızın 2011 Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan İtalya’yı set vermeden yenmesi Çizme’yi karıştırdı. Antrenör Andrea Anastasi, “Böyle bir hezimeti hiç beklemiyorduk. Takıma ne oldu hala anlamış değilim. Türkleri seyretmekten oynayamadık” dedi. İtalya Voleybol Federasyonu Başkanı Carlo Magni ise “Hala inanamıyorum. Dünya klasmanında 45. sırada yer alan bir takıma karşı rezil olduk.
Yerin dibine battık
2011 Avrupa Şampiyonası’na gitmeme durumumuz var ve bu bir rezalet. Türkiye’yi kutluyorum” diye konuştu. İtalyan medyası da İtalyan Milli Takımı’na ateş püskürerek, “İnanılması zor ama tam 44 yıldır bizi yenemeyen Türkiye karşısında küçüldük, yerin dibine battık. ” yorumunda bulundu.
21 Mayıs 2010 Cuma
Kulübümüz tavrını koydu!
Bundan sonra Kulüpler Birliği toplantılarına başkanlık düzeyinde katılmayacağımızı açıkladık.
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklama şöyle:
"Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, şampiyon olamamanın, maç sonrası yaşanan olayların kendi ruh hali üzerinde yarattığı travmatik etkiden kurtulamamış, sorumluluğu başkalarının üzerine atarak kendini aklama ve gündem değiştirme telaşı içerisine girmiştir.
Bu ruh hali ile Kulüpler Birliği Başkanlığı'nı yapan Aziz Yıldırım, futbol camiasının haklarını adilane bir şekilde savunamayacağının işaretlerini vermiştir. Sadece “ben ve Fenerbahçe” merkezli ve diğer kulüpleri yok sayan bir anlayışın Türk Futbolu'na zarar vereceğini ve kendi camiasını dahi zor durumda bıraktığını görmekteyiz.
Bu kompleksli yapının Kulüpler Birliği Başkanlığı makamını taşıyamadığını üzülerek izlemekteyiz. Kulübümüz bundan sonra Kulüpler Birliği toplantılarına Başkanlık düzeyinde katılmayacaktır.
Saygılarımızla,
BEŞİKTAŞ JK "
Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklama şöyle:
"Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, şampiyon olamamanın, maç sonrası yaşanan olayların kendi ruh hali üzerinde yarattığı travmatik etkiden kurtulamamış, sorumluluğu başkalarının üzerine atarak kendini aklama ve gündem değiştirme telaşı içerisine girmiştir.
Bu ruh hali ile Kulüpler Birliği Başkanlığı'nı yapan Aziz Yıldırım, futbol camiasının haklarını adilane bir şekilde savunamayacağının işaretlerini vermiştir. Sadece “ben ve Fenerbahçe” merkezli ve diğer kulüpleri yok sayan bir anlayışın Türk Futbolu'na zarar vereceğini ve kendi camiasını dahi zor durumda bıraktığını görmekteyiz.
Bu kompleksli yapının Kulüpler Birliği Başkanlığı makamını taşıyamadığını üzülerek izlemekteyiz. Kulübümüz bundan sonra Kulüpler Birliği toplantılarına Başkanlık düzeyinde katılmayacaktır.
Saygılarımızla,
BEŞİKTAŞ JK "
20 Mayıs 2010 Perşembe
Beşiktaş'tan Yıldırım'a büyük tepki
Beşiktaş Yönetim Kurulu, dün Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın Rüştü Reçber'i suçlayıcı ve zan altında bırakan açıklamaları üzerine kulübün internet sitesinden bir açıklama yayınlamıştı.
Siyah beyazlı yönetim, bugün de Akaretler'deki kulüp binasında bir araya geldi. Başkan Yıldırım Demirören'in katılmadığı toplantıda Rüştü Reçber yer aldı. Tecrübeli oyuncuyla yüz yüze görüşen siyah beyazlı yöneticiler, daha sonra bir açıklama hazırlayarak yine kulübün internet sitesinden yayınladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, şampiyon olamamanın, maç sonrası yaşanan olayların kendi ruh hali üzerinde yarattığı travmatik etkiden kurtulamamış, sorumluluğu başkalarının üzerine atarak kendini aklama ve gündem değiştirme telaşı içerisine girmiştir. Bu ruh hali ile Kulüpler Birliği Başkanlığı'nı yapan Aziz Yıldırım, futbol camiasının haklarını adilane bir şekilde savunamayacağının işaretlerini vermiştir. Sadece "ben ve Fenerbahçe" merkezli ve diğer kulüpleri yok sayan bir anlayışın Türk Futbolu'na zarar vereceğini ve kendi camiasını dahi zor durumda bıraktığını görmekteyiz. Bu kompleksli yapının Kulüpler Birliği Başkanlığı makamını taşıyamadığını üzülerek izlemekteyiz. Kulübümüz bundan sonra Kulüpler Birliği toplantılarına başkanlık düzeyinde katılmayacaktır".
Siyah beyazlı yönetim, bugün de Akaretler'deki kulüp binasında bir araya geldi. Başkan Yıldırım Demirören'in katılmadığı toplantıda Rüştü Reçber yer aldı. Tecrübeli oyuncuyla yüz yüze görüşen siyah beyazlı yöneticiler, daha sonra bir açıklama hazırlayarak yine kulübün internet sitesinden yayınladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım, şampiyon olamamanın, maç sonrası yaşanan olayların kendi ruh hali üzerinde yarattığı travmatik etkiden kurtulamamış, sorumluluğu başkalarının üzerine atarak kendini aklama ve gündem değiştirme telaşı içerisine girmiştir. Bu ruh hali ile Kulüpler Birliği Başkanlığı'nı yapan Aziz Yıldırım, futbol camiasının haklarını adilane bir şekilde savunamayacağının işaretlerini vermiştir. Sadece "ben ve Fenerbahçe" merkezli ve diğer kulüpleri yok sayan bir anlayışın Türk Futbolu'na zarar vereceğini ve kendi camiasını dahi zor durumda bıraktığını görmekteyiz. Bu kompleksli yapının Kulüpler Birliği Başkanlığı makamını taşıyamadığını üzülerek izlemekteyiz. Kulübümüz bundan sonra Kulüpler Birliği toplantılarına başkanlık düzeyinde katılmayacaktır".
İhbar mektubu
Dünkü
basın toplantısında Aziz Yıldırım'a baktım. İki dirhem bir mızıkçı. Çaresizliğini pazara çıkardı.
Faturayı kadere...
***
Fatura; Bursaspor'un şampiyonluğuna arka çıkanlara çıktı.
Kadıköy'de son maçta atılmayan bir gole.
Yenilen bir gole.
Belediye başkanına.
Rüştü'nün Bursaspor maçında yediği gollere, açtığı telefonlara.
***
Futbol oynamadan maç kazanan Fenerbahçe takımına tek laf söylemeyen, bir başkanın çaresizliğini izledik.
Rüştü konusunda bilmediğimiz gerçekler, Aziz Yıldırım'ın açıklamalarıyla, Beşiktaşlı yöneticiler arasındaki savunma metninde çıktı.
O savunma metninden, Bursaspor-
Beşiktaş maçından önce Rüştü'nün evine çay içmeye giden Ali Yıldırım resmi çıktı.
3 yıl üst üste garantili şampiyonluk sözleri fos çıktı da...
Yaratılan patırtıyla, günahlarını ustaca örten, klasik Aziz Yıldırım ortaya çıktı.
***
Aziz Yıldırım, tarihi tekerrür ettiren günahlara arka çıkarken, aslında kendi günahlarına arka çıktı. Şampiyon yapmak için Türkiye'ye özel olarak getirilen Daum kurtuldu.
Perde arkasındaki ölü gölge Aykut Kocaman, başarısızlıktan muaf tutuldu.
Fenerbahçe tarihinin en zavallı santrforu Güiza'nın tek suçu yok.
Bilica tertemiz çıktı, kirli kuyusundan.
Fenerbahçe taraftarını ağlatanlar başka adreste çıktı.
***
Mehmet Topuz'a transferde eşlik eden başkan resmiyle, Fenerbahçe'ye zerre kadar hizmet etmeyen Mehmet Topuz resimleri arasında hır çıkmadı.
Fenerbahçe'nin sahibi olmakla, günahları başından savmak arasındaki çelişki ortaya çıktı.
Fenerbahçe'nin üzerine yürüyen "ülke resmi" ortaya çıktı da, böyle bir neticeyi oluşturan sebepler, hiçbir yöneticinin üzerinden çıkmadı.
***
Aragones'e ödenen ekstra tazminat 7 milyon euro...
Daum'la 3 yıllık sözleşmenin 2 yıllık tazminatı da bal gibi ödenecek.
Güiza'yı sat satabilirsen!
Aziz Yıldırım'ın dilinde, hayali suçlular ortaya çıkarken, bu yanlışların faturası, sessiz sedasız yine bilet fiyatlarına çıktı.
***
Aslını sorarsanız...
Kazanırken sesi çıkmayan, kaybedince ortalığı yangın yerine çeviren yöneticilik dün yine vitrine çıktı.
Hakemlere bildiri yayınlayan Aziz Yıldırım resimlerinden çıt çıkmadı.
Fenerbahçe şampiyon olsa, bu açıklamaların esamesi bile okunmazdı emin olun. İstanbul'da kazanılan Ankaragücü maçında, Fenerbahçe kalesine girip sayılmayan gol, namuslu hafızalarda başrole çıktı.
***
Bana sorarsanız...
Dünkü basın toplantısında, Aziz Yıldırım'ın cebinden kendini "ihbar mektubu"çıktı. "Gitmem gerekecek kadar hatalı ve suçluyum!.."
***
O mektubu kim yazdı da, oraya koydu derseniz. İnsanlar sevdalı olabilir ama...
Kör değiller!
basın toplantısında Aziz Yıldırım'a baktım. İki dirhem bir mızıkçı. Çaresizliğini pazara çıkardı.
Faturayı kadere...
***
Fatura; Bursaspor'un şampiyonluğuna arka çıkanlara çıktı.
Kadıköy'de son maçta atılmayan bir gole.
Yenilen bir gole.
Belediye başkanına.
Rüştü'nün Bursaspor maçında yediği gollere, açtığı telefonlara.
***
Futbol oynamadan maç kazanan Fenerbahçe takımına tek laf söylemeyen, bir başkanın çaresizliğini izledik.
Rüştü konusunda bilmediğimiz gerçekler, Aziz Yıldırım'ın açıklamalarıyla, Beşiktaşlı yöneticiler arasındaki savunma metninde çıktı.
O savunma metninden, Bursaspor-
Beşiktaş maçından önce Rüştü'nün evine çay içmeye giden Ali Yıldırım resmi çıktı.
3 yıl üst üste garantili şampiyonluk sözleri fos çıktı da...
Yaratılan patırtıyla, günahlarını ustaca örten, klasik Aziz Yıldırım ortaya çıktı.
***
Aziz Yıldırım, tarihi tekerrür ettiren günahlara arka çıkarken, aslında kendi günahlarına arka çıktı. Şampiyon yapmak için Türkiye'ye özel olarak getirilen Daum kurtuldu.
Perde arkasındaki ölü gölge Aykut Kocaman, başarısızlıktan muaf tutuldu.
Fenerbahçe tarihinin en zavallı santrforu Güiza'nın tek suçu yok.
Bilica tertemiz çıktı, kirli kuyusundan.
Fenerbahçe taraftarını ağlatanlar başka adreste çıktı.
***
Mehmet Topuz'a transferde eşlik eden başkan resmiyle, Fenerbahçe'ye zerre kadar hizmet etmeyen Mehmet Topuz resimleri arasında hır çıkmadı.
Fenerbahçe'nin sahibi olmakla, günahları başından savmak arasındaki çelişki ortaya çıktı.
Fenerbahçe'nin üzerine yürüyen "ülke resmi" ortaya çıktı da, böyle bir neticeyi oluşturan sebepler, hiçbir yöneticinin üzerinden çıkmadı.
***
Aragones'e ödenen ekstra tazminat 7 milyon euro...
Daum'la 3 yıllık sözleşmenin 2 yıllık tazminatı da bal gibi ödenecek.
Güiza'yı sat satabilirsen!
Aziz Yıldırım'ın dilinde, hayali suçlular ortaya çıkarken, bu yanlışların faturası, sessiz sedasız yine bilet fiyatlarına çıktı.
***
Aslını sorarsanız...
Kazanırken sesi çıkmayan, kaybedince ortalığı yangın yerine çeviren yöneticilik dün yine vitrine çıktı.
Hakemlere bildiri yayınlayan Aziz Yıldırım resimlerinden çıt çıkmadı.
Fenerbahçe şampiyon olsa, bu açıklamaların esamesi bile okunmazdı emin olun. İstanbul'da kazanılan Ankaragücü maçında, Fenerbahçe kalesine girip sayılmayan gol, namuslu hafızalarda başrole çıktı.
***
Bana sorarsanız...
Dünkü basın toplantısında, Aziz Yıldırım'ın cebinden kendini "ihbar mektubu"çıktı. "Gitmem gerekecek kadar hatalı ve suçluyum!.."
***
O mektubu kim yazdı da, oraya koydu derseniz. İnsanlar sevdalı olabilir ama...
Kör değiller!
Neden başarısız?
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yanında hukukçu asbaşkan Şekip Mosturoğlu ile birlikte, kaçan şampiyonluğun yeni hedeflerini kamuoyuna açıkladılar. Kendi hatalarından, yanlışların hiç bahsetmeyip, 'diğerlerini' başarılarını istememekle ve bu yönde birleşmekle eleştirdiler. Elbette haklıydılar. Ama onların görevi zaten bunlarla baş etmek. Bunlardan şikayet etmek değil ki... Dokuz branşın altısında şampiyon olduklarını, ikisinde final beklediklerini ifade edip, başarılı bir sezon geçirdiklerini vurguladılar. Yine elbette haklılar. Ama bu basın toplantısını neden yaptıklarını, neden TV kanallarının bu konuşmayı canlı yayınladığının hâlâ farkında değiller. Biz açıklayalım: "60 milyon euro'luk futbol takımları, 8 milyon euro'luk bir takıma karşı şampiyonluğu kaybetti." Hem ligde, hem kupada sonuna kadar gelmek başarıdır. Fenerbahçe'de bunun tam tersinin algılanmasının nedeni, "Bitime üç veya beş hafta kala neden şampiyonluğun ilan edilmediğidir." Bütçe, kadro kalitesi, stat büyüklüğü ve tecrübe açısından rakiplerinin çok önündeler. Bunu gururla da söylüyorlar. Özellikle de kongre zamanlarında. O zaman, bu büyük ivme neden sahada yok. Bunu açıklamıyorlar ki. Fenerbahçe'nin şampiyonluğa oynaması başarı değildir. Bu işin doğalıdır. Aksi için bir neden, mazeret yok. Şampiyonluk son maçta da kaçmamıştır. 34 haftayı bir maça fatura edemezsiniz. Fenerbahçe yönetimi, tüm bunları kulak arkası edip, 'geri kalanı' mazeret göstermemeliydi.
Temiz-lig
Komplocularımızın ağzını bıçak açmıyor. Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının çok haklı olduğu bir noktadalar. "Bursaspor'u şampiyon yapmazlar" diyenler yok ortada. Kaleci uzmanları sus-pus. 'Lig kirli' diyenler, Fenerbahçe şampiyonluğu kaçırdığı için seviniyor. Taraftarları da mutlu. Birlikte nasıl üçüncüdördüncü olduklarını unutmuş durumdalar. İsmini unuttum, bir Bursa yöneticisi şampiyonluğu yorumlarken yine lafı kaleci hatalarına getiriyor. Kendi maçlarında rakip kaleciler kedi yutmuş sanki. Ayıbın önde gidenini yapıyor. Hem kendi takımına, hem de rakibine. Alın terlerini lekeliyor. Ankaragücü'nün müthiş istihbaratçısı, savcının karşısında başını öne eğmiş, "Valla öyle dediler" diyor. Televizyonlarda gümbür gümbür esiyordu halbuki. Meğerse gürültü kirliliğiymiş. Ve ne yazık ki bütün bunları, eğer Fenerbahçe şampiyon olsaydı söylemeye devam edeceklerdi. Bursaspor bir ilki gerçekleştirdi. Türkiye'de devrim yaratacak bir başarıyı imzaladı. Bu onurun önemli bir parçası da Mahmut Güvener federasyonudur.
Hatalar içinden adaleti bulmayı başardılar. Kimsenin arkasında veya önünde değil, herkesin yanında durdular. 2003'te Gençlerbirliği'ni üç maçta bitirmişlerdi. O maçlar, hakemlerin kartları, kararları hâlâ gözümüzün önünde. Eğer bugün Bursaspor bu meydan okumayı gerçekleştirdiyse, Futbol Federasyonu'nun dik duruşundan, eğilip bükülmemesindendir.
Tek suçlu Rüştü (!)
Aziz başkanın Fenerbahçe'de dört şampiyonluğu var. Rüştü'nün de...
Ve bu başkan, eski kalecisini rakip oyuncuları, Fenerbahçe'ye karşı hırslandırmakla itham etti. Olay doğrudur, değildir. Hiç önemli değil. Ama Rüştü Reçber üstünden, Fenerbahçe camiasının tepkisine yatay geçiş yaptırmıştır. Bir efsaneyi, eski oyuncusunu, eski takım kaptanını, şampiyonluk kupasını birlikte kaldırdığı lider oyuncusunu, belki de bugün hâlâ başkan olmasının nedenlerinden birini Fenerbahçe taraftarının önüne attı. Meseleyi iki örnekle sonlandıralım:
Rüştü'nün konuştuğu oyuncular hırslandı, özveriyle oynadı, Fenerbahçe'den puanı kaptı. Aziz başkanın konuştuğu Fenerbahçeli oyuncular neden bunu yapmayı başaramadı? Bu iş bu kadar basit değil demek ki. Basitlik, aklanma adına yapılanlar...
Temiz-lig
Komplocularımızın ağzını bıçak açmıyor. Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının çok haklı olduğu bir noktadalar. "Bursaspor'u şampiyon yapmazlar" diyenler yok ortada. Kaleci uzmanları sus-pus. 'Lig kirli' diyenler, Fenerbahçe şampiyonluğu kaçırdığı için seviniyor. Taraftarları da mutlu. Birlikte nasıl üçüncüdördüncü olduklarını unutmuş durumdalar. İsmini unuttum, bir Bursa yöneticisi şampiyonluğu yorumlarken yine lafı kaleci hatalarına getiriyor. Kendi maçlarında rakip kaleciler kedi yutmuş sanki. Ayıbın önde gidenini yapıyor. Hem kendi takımına, hem de rakibine. Alın terlerini lekeliyor. Ankaragücü'nün müthiş istihbaratçısı, savcının karşısında başını öne eğmiş, "Valla öyle dediler" diyor. Televizyonlarda gümbür gümbür esiyordu halbuki. Meğerse gürültü kirliliğiymiş. Ve ne yazık ki bütün bunları, eğer Fenerbahçe şampiyon olsaydı söylemeye devam edeceklerdi. Bursaspor bir ilki gerçekleştirdi. Türkiye'de devrim yaratacak bir başarıyı imzaladı. Bu onurun önemli bir parçası da Mahmut Güvener federasyonudur.
Hatalar içinden adaleti bulmayı başardılar. Kimsenin arkasında veya önünde değil, herkesin yanında durdular. 2003'te Gençlerbirliği'ni üç maçta bitirmişlerdi. O maçlar, hakemlerin kartları, kararları hâlâ gözümüzün önünde. Eğer bugün Bursaspor bu meydan okumayı gerçekleştirdiyse, Futbol Federasyonu'nun dik duruşundan, eğilip bükülmemesindendir.
Tek suçlu Rüştü (!)
Aziz başkanın Fenerbahçe'de dört şampiyonluğu var. Rüştü'nün de...
Ve bu başkan, eski kalecisini rakip oyuncuları, Fenerbahçe'ye karşı hırslandırmakla itham etti. Olay doğrudur, değildir. Hiç önemli değil. Ama Rüştü Reçber üstünden, Fenerbahçe camiasının tepkisine yatay geçiş yaptırmıştır. Bir efsaneyi, eski oyuncusunu, eski takım kaptanını, şampiyonluk kupasını birlikte kaldırdığı lider oyuncusunu, belki de bugün hâlâ başkan olmasının nedenlerinden birini Fenerbahçe taraftarının önüne attı. Meseleyi iki örnekle sonlandıralım:
Rüştü'nün konuştuğu oyuncular hırslandı, özveriyle oynadı, Fenerbahçe'den puanı kaptı. Aziz başkanın konuştuğu Fenerbahçeli oyuncular neden bunu yapmayı başaramadı? Bu iş bu kadar basit değil demek ki. Basitlik, aklanma adına yapılanlar...
19 Mayıs 2010 Çarşamba
"SEN KİMSİN DE BUNU SÖYLÜYORSUN?"
19 Mayıs 2010 Çarşamba * İkinci Başkanımız Metin Keçeli, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın kalecimiz Rüştü Reçber ile kulüp hakkında yaptığı açıklamaları değerlendirdi.
İkinci Başkanımız Metin Keçeli, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın kalecimiz Rüştü Reçber ile kulüp hakkında yaptığı açıklamaları değerlendirdi.Metin Keçeli, NTV Spor kanalında canlı telefon bağlantısına katılırken, Aziz Yıldırım'ın açıklamalarını talihsizlik olarak nitelendirerek, ''Aziz Yıldırım bunları söylerken biraz daha düşünmeliydi. Bir büyük kulübün kalecisini bir takım olayların içinde göstermek yanlıştır. Türk toplumunu, Türk sporseverini bir takım yerlere sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur'' dedi.Rüştü'nün Fenerbahçe'de uzun süre forma giymiş bir oyuncu olduğunu ve şimdi de Beşiktaş formasıyla futbol hayatını devam ettirdiğini vurgulayan Keçeli, Rüştü'nün futbolu bırakması yönündeki talepleri için ise ''Aziz Yıldırım ve arkadaşları, kendilerini Türk futbolunun patronu mu sanıyorlar'' ifadelerini kullandı.-''KUSURLARINI KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR''-Fenerbahçe yönetiminin, kaçan şampiyonluktaki kusurlarını kapatmak için bazı açıklamalar yapma yoluna gittiğinin savunan Keçeli, şunları söyledi:''Fenerbahçe, Trabzonspor'u yenememiş. Beşiktaş aynı gün ligin flaş takımı ve o gün ikinci sırada olan Bursaspor'a konuk oluyor ve sahaya sakatlıklardan dolayı 16 kişi çıkıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş bu maçı kaybettiği için en yetkili ağızlarından Beşiktaş kalecisini suçlama cesaretini gösteriyor, bir yöneticisi, (Futbolu bıraksın) diyor. Sen kimsin? Nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin. Rüştü, Türk futbolunun kaderini değiştiren isimlerin başında gelir. Bu suçlamaları kınıyorum. Bu, kendi hatalarını örtmeye çalışmaktır.''Bazı basın mensuplarının, ''Bursaspor'un şampiyonluğuna Fenerbahçe'den başka herkes sevindi, siz sevindiniz mi?'' diye sorduklarını anlatan Keçeli, ''Şimdi ben size soracağım. Bütün sporseverlere soruyorum. Geçen sene biz Sivasspor'la şampiyonluk için çekişirken, son hafta Denizlispor'u yenemeseydik, Sivasspor şampiyon olacaktı. O zaman acaba Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar Beşiktaş'ı mı tuttular'' diye konuştu.Fenerbahçeli yöneticilerin şanssız bir şekilde şampiyonluğu kaybettikleri maçın ardından, kendilerini aklamaya uğraştıklarını kaydeden Keçeli, ''Beşiktaş'a dil uzatmalarını, Beşiktaş'ın bir futbolcusuna dil uzatmalarını, şiddetle kınıyorum. Fenerbahçe büyük bir camiadır. Türk toplumunun vazgeçilmezlerinden biridir. Ama şunu unutmasınlar, Beşiktaş en az onlar kadar büyüktür ve onlar kadar güçlüdür'' ifadelerini kullandı.
İkinci Başkanımız Metin Keçeli, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın kalecimiz Rüştü Reçber ile kulüp hakkında yaptığı açıklamaları değerlendirdi.Metin Keçeli, NTV Spor kanalında canlı telefon bağlantısına katılırken, Aziz Yıldırım'ın açıklamalarını talihsizlik olarak nitelendirerek, ''Aziz Yıldırım bunları söylerken biraz daha düşünmeliydi. Bir büyük kulübün kalecisini bir takım olayların içinde göstermek yanlıştır. Türk toplumunu, Türk sporseverini bir takım yerlere sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur'' dedi.Rüştü'nün Fenerbahçe'de uzun süre forma giymiş bir oyuncu olduğunu ve şimdi de Beşiktaş formasıyla futbol hayatını devam ettirdiğini vurgulayan Keçeli, Rüştü'nün futbolu bırakması yönündeki talepleri için ise ''Aziz Yıldırım ve arkadaşları, kendilerini Türk futbolunun patronu mu sanıyorlar'' ifadelerini kullandı.-''KUSURLARINI KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR''-Fenerbahçe yönetiminin, kaçan şampiyonluktaki kusurlarını kapatmak için bazı açıklamalar yapma yoluna gittiğinin savunan Keçeli, şunları söyledi:''Fenerbahçe, Trabzonspor'u yenememiş. Beşiktaş aynı gün ligin flaş takımı ve o gün ikinci sırada olan Bursaspor'a konuk oluyor ve sahaya sakatlıklardan dolayı 16 kişi çıkıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş bu maçı kaybettiği için en yetkili ağızlarından Beşiktaş kalecisini suçlama cesaretini gösteriyor, bir yöneticisi, (Futbolu bıraksın) diyor. Sen kimsin? Nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin. Rüştü, Türk futbolunun kaderini değiştiren isimlerin başında gelir. Bu suçlamaları kınıyorum. Bu, kendi hatalarını örtmeye çalışmaktır.''Bazı basın mensuplarının, ''Bursaspor'un şampiyonluğuna Fenerbahçe'den başka herkes sevindi, siz sevindiniz mi?'' diye sorduklarını anlatan Keçeli, ''Şimdi ben size soracağım. Bütün sporseverlere soruyorum. Geçen sene biz Sivasspor'la şampiyonluk için çekişirken, son hafta Denizlispor'u yenemeseydik, Sivasspor şampiyon olacaktı. O zaman acaba Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar Beşiktaş'ı mı tuttular'' diye konuştu.Fenerbahçeli yöneticilerin şanssız bir şekilde şampiyonluğu kaybettikleri maçın ardından, kendilerini aklamaya uğraştıklarını kaydeden Keçeli, ''Beşiktaş'a dil uzatmalarını, Beşiktaş'ın bir futbolcusuna dil uzatmalarını, şiddetle kınıyorum. Fenerbahçe büyük bir camiadır. Türk toplumunun vazgeçilmezlerinden biridir. Ama şunu unutmasınlar, Beşiktaş en az onlar kadar büyüktür ve onlar kadar güçlüdür'' ifadelerini kullandı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)